İLKÖĞRETİM İKİNCİ KADEME BEDEN EĞİTİMİ DERS SAATİNİN ARTIRILMASINA İLİŞKİN GÖRÜŞ

İnsan, hareket eden bir varlıktır. Hareket yaşamın her döneminde vazgeçilmezdir ve yaşamı sürdürmenin temel öğelerinden birisidir. Oysa bugün gerek gelişmiş ülkelerde gerekse ülkemizde birçok çocuk, genç, yetişkin ve yaşlı hareketsiz yaşam ve uygunsuz beslenme ile karşı karşıyadır. Bu durum çeşitli sağlık sorunlarının artmasına yol açmaktadır. Örneğin, Amerika Birleşik Devletleri?nde %60?dan fazla insan düzenli fiziksel aktivite yapmamakta, %25?i ise hiç bir fiziksel aktiviteye katılmamaktadır. Ayrıca 12-21 yaş grubu gençlerde de hareketsizlik hızla artmaktadır (U.S. Department of Health and Human Services, 1999; U.S. Department of Health and Human Services, 2002). Yine ABD?de 2000 yılında şişmanlık ve fazla kilolar için harcanan para miktarı 117 milyar dolardır. Kalp hastalıkları için 183 milyar dolar, kanser için 157 milyar dolar ek olması ve bunun gittikçe artacağı gerçeği de durumun vahim olduğu ve hareketsizliğin gelecekte ne büyük sağlık ve ekonomik sorunlara yol açacağını göstermektedir.

Aslında ülkemizde de durum çok farklı gözükmemektedir. Örneğin, Türkiye Ulusal Hastalık Yükü ve Maliyet-Etkililik Raporuna (2004) göre bulaşıcı olmayan hastalıkların başında kalp damar sistemi hastalıkları, solunum sistemi hastalıkları, sindirim sistemi hastalıkları ve beslenme yetersizliğine bağlı ortaya çıkan hastalıklar yer almaktadır (s. 119). Yine bu araştırmada elde edilen bulgulara göre varılan sonuç anlamlıdır:

?Örneğin kişilerin eğitim durumu, meslekleri ve gelirleri sigara içme durumlarını etkileyebilir veya fiziksel aktivite yapma alışkanlığı ve derecesi ya da beslenme alışkanlıkları kardiyovasküler hastalıklar için önemli risk faktörleridir. Vücut kitle indekslerinin, kan basıncı veya kolesterol düzeylerinin altta yatan ara nedenleri olabilir? (s.85)

Önemli bilgiler sağlayan bu araştırmanın diğer bölümünde, bulgulara dayalı olarak şu görüşlere yer verilmektedir.

 

?Ölüm nedenleri arasında hem kentsel hem kırsal alanda birinci sırada, hastalık yükü açısından ikinci sırada yer alan kalp ve dolaşım sistemi hastalıklarının özellikle iskemik kalp hastalığı ve serebrovasküler olayların Türkiye için ciddi sorun oluşturduğu ve bu hastalıklara yönelik verilen koruyucu ve tedavi edici hizmetlerde bazı sorunlar olduğu bilinen bir gerçektir. İskemik kalp hastalığı mortalitesinde son 20 yılda ters yönde eğilimlerin bulunduğu, bir çok gelişmiş toplumda düzelme eğilimine karşılık, ülkemizde bu sorunun ciddi boyutlara ulaştığı ve artış trendini önümüzdeki yıllarda da koruyacağı bilinmektedir? (s.468).

?Toplumda kalp-dolaşım sistemi hastalıklarından korunabilmek için etkin sağlık eğitimi programları düzenlenmelidir. Risk faktörleri analizinde de ortaya çıktığı üzere hipertansiyon, sigara kullanma, kolesterol yüksekliği, obezite gibi ana faktörlerin önlenmesi, fizik egzersiz yapma alışkanlığının kazandırılması ile iskemik kalp hastalık yükü olan 860.083 DALY?nin 780.000 DALY?i önlemek ölüm sayılarında da 300.000?den fazla ölümü engelleyebilmek söz konusudur? (s.469).

Bu bilgilerden hareketle, hareketsiz yaşam tarzının kalp ve dolaşım sistemi ve şişmanlıktan ruh sağlığı sorunlarına kadar birçok hastalığı tetiklediği ve tedavi edici hizmetlerin maliyetini artırdığı söylenebilir. Oysaki eğitim, koruyucu alışkanlık ve hizmetler ile bu sorunların birçoğu azaltılabilir. T.C. Sağlık Bakanlığı temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü taslağına (2008) göre düzenli fiziksel aktivitenin sağlıklı yaşam tarzının temel unsuru olduğu bilinmekte, fiziksel aktivitesi artmış bir toplumun sağlık harcamalarının çok ciddi düzeyde azaldığı ve ülke ekonomisine çok büyük katkısının olacağı kabul edilmektedir. Amerikan Kalp Birliği ve İnsan ve Sağlık Hizmetleri Birimi?ne göre de fiziksel aktivitenin gerek gençlerde gerekse yetişkin ve yaşlılarda bu sorunları azaltacağı ve yaşam kalitesini yükselteceğini ifade etmektedirler (U.S. Department of Health and Human Services, 2002; American Heart Association, 2009). Bunun için insanların hareketli yaşam tarzı ve sağlıklı beslenme konusunda beceri, bilgi ve tutum sahibi olmaları gerekir. Diğer bir deyişle, çocuk ve gençlerin fiziksel olarak eğitilmiş bireyler olarak yetişmeleri ve bunu yaşam tarzına dönüştürmeleri zor değildir. Okullardaki beden eğitimi dersleri ile bu sağlanabilir.

Bununla birlikte okullarda sunulan beden eğitimi derslerinden beklenen kazanım sadece ?düzenli fiziksel aktivite alışkanlığının? edinimi değildir (NASPE, 2004; ICHPER.SD, 2009; MEB, 2007). Özellikle spor ekonomisinin gelişmesiyle birlikte öne çıkan toplumsal sorunların (örneğin adil oyun, taraftarlık, cinsiyet eşitsizliği) beden eğitimi derslerinde incelenmesi ve çözümlenmesi gerekmektedir. Ayrıca, öğrencilerin vücutları (anatomi, fizyoloji, egzersiz fizyolojisi, sağlık), antrenman yöntemleri, spora özgü beceri gelişimi, spor ve oyun kuralları gibi konulardaki bilgi birikimini bu derste özümsemeleri okul beden eğitimi uygulamalarının temel amaçları içinde görülmektedir. Bu açılardan bakıldığında beden eğitimi dersleri öğrencilerin ve toplumun yaşam kalitesinin iyileştirilmesinde çok büyük öneme sahiptir.

Diğer önemli konulardan birisi de beden eğitimi etkinlikleri ve fiziksel aktivitenin akademik başarıyı olumsuz etkilemediği, tam tersine katkıda bulunduğu yönündedir. Şöyle ki; fiziksel etkinlikte bulunmak, fizyolojik değişikliklere neden olur ve kan akışını hızlandırarak beyindeki sinir geçişleri ve iletimi artırır. Bunun sonucunda bilişsel işlemlerde olumlu gelişim olur. Diğer bir deyişle, gelişim ve öğrenme mekanizmaları birbirlerine bağlı olduklarından, hareketin bilişsel gelişimi uyarması sağlanır (Pica, 1997). Etnier ve diğerlerinin (1997) 135 araştırmayı inceleyerek yaptıkları meta-analiz çalışmasında ise egzersizin bilişsel işlemler üzerinde küçük ama olumlu etkisinin olduğunu bulmuşlardır. ABD?de Sallis ve diğerlerinin (1999) yaptıkları araştırma sonuçlarına göre sağlıkla ilişkili beden eğitiminin akademik başarıyı artırdığı yönündedir. Wilkins ve diğerlerinin (2003) arştırma sonuçları da ilginç sonuçlar içermektedir. Araştırma sonuçlarına göre beden eğitimi, müzik ve sanat gibi derslerin süreleri azaltıldığında ya da diğer ders alanlarına kaydırıldığında, diğer derslerdeki başarının daha iyi olmadığı yönündedir.

Bu bağlamda, beden eğitimi derslerinden öğrencilerin bütünsel gelişimlerini sağlamak amacıyla eğitim ortamlarında yüzyıllardır yararlanılmaktadır. Benzer bir yaklaşımla ülkemizde beden eğitimi dersinin eğitim hayatımıza girmesi cumhuriyet öncesinde Selim Sırrı TARCAN?ın girişimleri ile başlamıştır. Cumhuriyetin ilanından sonra yine Selim Sırrı TARCAN?ın özverili çalışmaları ayrıca farklı kurum ve kuruluşların çabaları ile eğitim ortamlarının vazgeçilmez bir dersi konumuna gelmiştir.

Cumhuriyetin kurulmasından bu güne kadar geçen zaman içerisinde eğitim kavramının ve eğitimi oluşturan alanların geçirdiği dönüşümler beden eğitimi alanında da gerçekleşmiş ve beden eğitimi öğretimi değişerek gelişmiştir. Ülkemizde beden eğitimi dersinin öğretim programlarında ve eğitim ortamlarında geçirdiği tarihsel gelişim farklı kaynaklardan elde edilebileceği gibi Bakanlığımız Yayımlar Dairesi Başkanlığının kütüphanesinde bulunan yazılı ve görsel kaynaklardan da elde edilebilir.

İlköğretim 1-8. sınıflar Beden Eğitimi Dersi Öğretim Programı yaklaşık 20 yıl aradan sonra İlköğretim Genel Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan ?Beden Eğitimi Dersi Öğretim Programı Geliştirme Komisyonu? tarafından geliştirilmiştir.

Yenilenen ?İlköğretim Beden Eğitimi Dersi Öğretim Programı? ülkemizde ve dünyada meydana gelen bilimsel gelişmeler ışığında hazırlanmıştır ve hazırlanan öğretim programı ile öğrencilerin yaşamlarında kullanabilecekleri temel, özelleşmiş, spora özgü hareket becerileri ile fiziksel etkinliklere özgü bilgileri, duygusal ve toplumsal özellikleri kazanmaları ve sağlığı geliştirici fiziksel etkinliklere yaşam boyu etkin katılım sağlamaları öngörülmektedir.

Öğretim programının içeriği ve bu içeriğin yukarıda belirtilen öngörü ile gerçekleşmesinin farklı konu başlıklarıyla desteklenmesi ve öğretim programının haftalık kaç ders saati ile gerçekleştirilebileceğinin belirlenmesi yenilenen ?İlköğretim Beden Eğitimi Dersi Öğretim Programı?nın başarısını da belirleyecektir.

14.07.2005 tarih ve 192 sayılı Talim Terbiye Kurulu kararının öncesinde ülkemizde 4-8. sınıflarda haftada iki ders saati olarak okutulan ilköğretim beden eğitimi dersi anılan Kurul kararı ile 4-8. sınıflarda haftada bir ders saatine düşürülmüştür. Talim ve Terbiye Kurulunun beden eğitimi ders saatlerini yeniden düzenlediği 192 sayılı kararın almasından bir yıl sonra, uygulamada bulunan ve 04.12.1987 tarih ve 232 sayılı Kurul kararı ile kabul edilmiş olan öğretim programı uygulamadan kaldırılmış ve 20 yıl aradan sonra 28.08.2006 tarih 349 sayılı Talim ve Terbiye Kurulu Kararıyla ?Yenilenen İlköğretim Beden Eğitimi Dersi (1-8. sınıflar) Öğretim Programı? 2006-2007 yılından itibaren ilköğretim okullarında okutulmaya başlanmıştır.

Öğretim programının yenilenmesi ile ders saatlerinin bir ders saatine düşürülmesi aynı öğretim yılına rastlamış ve öğretim programının içeriğinin hayata geçirilmesi adeta imkânsız hale gelmiştir. Bunun üzerine öğretmenler, veliler, sivil toplum kuruluşları ilköğretim beden eğitimi ders saatinin 4-8. sınıflarda yeniden haftada iki ders saati olarak okutulmasını talep etmişler ve Talim ve Terbiye Kurulunun 04.06.2007 tarih ve 111 sayılı Kararı ile ilköğretim beden eğitimi ders saati 4-5. sınıflarda haftalık tekrar iki ders saatine çıkarılmıştır. Ancak, 111 sayılı karar ile 4-5. sınıflarda tekrar iki ders saatine çıkarılması 6-8. sınıflarda ise bir ders saati olarak uygulamanın devam edilmesi sorunu tam olarak ortadan kaldırmamıştır. Oysa, beden eğitimi dersinin yapısı gereği 40 dakikalık bir sürede yürütülmesi olanaklı değildir çünkü beden eğitimi dersleri;

Ders öncesi hazırlık (giyinme-soyunma),

Derste öğrencilerin fiziksel hazırlığı (ısınma koşusu ve ısınma hareketleri),

Ders sonunda fiziksel soğuma,

Kişisel temizlik ve ders sonrası hazırlık (giyinme-soyunma) gerektirir.

Bu durumda, zaten kısıtlı olan araç-gereç ve hacimlerde düşünüldüğünde; 10 dakika giyinip soyunmaya zaman harcanmaktadır. Isınma ve soğumaya da duruma göre en az 5-10 dakika harcandığı düşünüldüğünde ders işleme için sadece 20-25 dakika kalmaktadır. Beceri öğrenimi ve her tür fiziksel aktivitenin öğrenim süreci ağırlıklı olarak hareket kontrolü gerektirdiği de dikkate alındığında bu sürede kazanımların gerçekleşmesi olanaklı görülmemektedir. Yapılan bir araştırmanın sonuçları bu durumu desteklemektedir. Söyle ki; araştırma 40?dk lık dersin ortalama olarak sadece 24 dk?sının ders amaçları doğrultusunda verimli bir şekilde kullanıldığını göstermiştir (Saraç-Yılmaz, İnce, Kirazcı ve Çiçek, 2005). Arada kalan 16 dk?lık süre öğrencilerin derse gelmesi, gitmesi ve diğer sınıf yönetimi uygulamaları için kullanılmaktadır. Haftada yapılan 40 dk?lık bir uygulama ile ders hedeflerine ulaşılamayacağı alan yazında en çok tartışılan konulardandır. Hafta da yapılan 40 dk?lık dersle hedeflere ulaşılıp ulaşılamayacağı, ders nasıl işlenirse veriminin daha artacağı ve dersle ilgili standartlara ulaşmak için en uygun ders süresinin ne kadar olması gerektiği yeni beden eğitimi programlarında üzerinde çalışılması gereken bir diğer konu olarak öne çıkmaktadır.

 

Burada belirtilmesi gereken en önemli konulardan birisi de sınıflardaki öğrenci sayısıdır. Beden eğitimi etkinlikleri normal şartlar altında en fazla 25 kişilik gruplarla yapılır. Ülkemizde ise sınıflar genellikle bu sayının üzerindedir. Bu da ders işlemede zaman kaybına yol açmaktadır.

Ayrıca öğrencinin (çocuğun) hareket ihtiyacı değerlendirildiğinde 6-8. sınıflarda haftada bir ders saati ile ilköğretim okullarında beden eğitimi dersinin okutulması zaman yönünden imkansızdır.

Yukarıda ifade edilen dersin özellikleri yanı sıra yenilenen İlköğretim Beden Eğitimi Dersi (1-8. sınıflar) Öğretim Programının içeriği yapılandırmacı eğitim yaklaşımına uygun olarak hazırlanmış ve beden eğitimi derslerinin etkinlik temelli olarak gerçekleştirilmesi hedeflenmiştir. Ders saatinin dersin özelliklerinin yanı sıra öğretim programının hedeflerinin de haftalık bir ders saati ile gerçekleştirilmesi mümkün görülmemektedir.

Diğer yandan, ülkemizin üyelik perspektifi sergilediği Avrupa Birliği ülkeleri incelendiğinde üye ülkelerin hiçbirinde beden eğitimi dersinin haftalık bir ders saati ile okutulmadığı görülmektedir. Ayrıca OECD?ye üye ülkelerin ilköğretim okullarında da beden eğitimi dersinin ortalama haftalık üç ders saati okutulduğu bilinmektedir (bkz. Ek?ler). Diğer yandan, Avrupa Birliği ülkelerinde adolesanlar için önerilen günlük fiziksel aktivite süresi 60 dakikadır. Bunun yedi gün içerisindeki miktarı ise yedi (7) saattir. Amerikan Ulusal Beden Eğitimi ve Spor Birliğine -NASPE (2009) göre de ilkokul öğrencileri için en az haftalık 150 dakika beden eğitimi etkinliği öngörülmektedir. Bu önemlidir çünkü bazı araştırma sonuçlarına göre fiziksel aktivite akademik performans gelişimini olumlu yönde etkilemektedir (Dwyer, Coonan, Leitch, Hetzel ve Baghurst, 1983; Sallis, Mckenzie, Kolody, Lewis, Marshall ve Rosengard, 1999; Davies, Tkacz ve Tomporowski, 2007; Tomporowski, 2003; Tomporowski, Davies, Miller ve Naglieri, 2007).

Son yıllarda yapılmış bilimsel çalışmalar göstermektedir ki; hareketsiz yaşam, şişmanlık, kalp-damar hastalıkları vb. sorunlar yaşamımızı olumsuz etkilemektedir. Bu bakış açısıyla değerlendirildiğinde Avrupa Birliği, OECD ve Birleşmiş Milletler gibi uluslararası kuruluşların çalışmaları ve kararları da beden eğitimi ve sporun eğitim ortamlarında önemini ortaya koymakta ve eğitim ortamlarında beden eğitimi ve sporun eskiye oranla daha fazla yer verilmesini öngörmektedirler.

 

Ülkemizin dünya ile özellikle de gelişmiş ülkelerle ortak hareket etmesi, öğrencilerin (çocuklarımızın) bütünsel gelişimleri ve öğretim programının hedeflerinin gerçekleşmesi için ilköğretim beden eğitimi ders saatlerinin 6-8. sınıflarda haftalık iki ders saati olarak okutulması önemli ve gerekli görmekteyiz.

 

KAYNAKÇA

  1. American Heart Association (2009). American Heart Association, Internet site: http://www.americanheart.org/presenter.jhtml?identifier=4550
  2. Davies, C. L., J. Tkacz, P.D. Tomporowski. (2007). Effects of Aerobic Training Dose on Overweight Cheldren's Cognition and Achievement: A Randomized Controlled Trial. In North American Association for the Study of Obesity. New Orleans, LA.
  3. Dwyer, T., W. E. Coonan, D. R. Leitch, B. S. Hetzel, and R. A. Baghurst. (1983).An investigation of the effects of daily physical activity on the health of primary school students in South Australia. Int J Epidemiol. 12:308-313.
  4. Etnier, J.L., Salazar, W., Petruzello, S.J., Han, M. And Nowell, P. (1997). The influence of physical fitness and exercise upon cognitive functioning: a meta-analysis. Journal of Sport and Exercise Psychology. 19: 249-277.
  5. Hardman, K. (2007). Current situation and prospects for physical education in the European Union. Study commissioned bt the European Parliament.
  6. Howe, C.A. and Freedson, P.S. (2008). Physical activity and academic performance. http://fitness.gov/enewsletter/fall2008/featurearticle.html.
  7. ICHPER.SD (2009). International standards for physical education and sport for school children. Internet site http://www.ichpersd.org/i/standards.html.
  8. MEB (2007). İlköğretim beden eğitimi dersi (1-8. Sınıf) öğretim programı ve kılavuzu. T.C. MEB İlköğretim Genel Müdürlüğü, Devlet Kitapları Müdürlüğü, Ankara.
  9. NASPE (2004). Moving into the future, national standards for physical education. McGraw-Hill Higher Education.
  10. NASPE. (2009). http://www.aahperd.org/naspe/standards/upload/Appropriate-Maximum-Class-Length-for-Elementary-PE-2008.pdf.
  11. Pica, R. (1997). Beyon physical development: Why young children need to move. Young children. 52(4):4-11.
  12. Sallis, J.F., McKenzie, T.L., Kolody, B., Lewis, M., Marshall, S. and Rosengard, P. (1999). Effects of health-related physical education on academic achievement: project SPARK. Res Q Exerc Sport. 70:127-134.
  13. Saraç-Yılmaz, L., İnce, M.L:, Kirazcı, S. ve Çiçek, Ş. (2005). Beden eğitimi öğretmenlerinin sınıf zaman yönetimi davranışları ve kullandıkları öğretim yöntemleri. Gazi Beden Eğitimi ve Spor Bilimleri Dergisi, X(2): 3-10.
  14. T.C. Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü (2008). Türkiye Obezite İle Mücadele Programı ve Eylem Planı (2008-2012).
  15. Tomporowski, P. D. (2003). Cognition and behavior responses to acute exercise in youth: a review. Pediatric Exercise Science. 15:348-359.
  16. Tomporowski, P. D., C.L. Davies, P.H. Miller, J.A. Naglieri. (2007). Exercise and Children's Intelligence, Cognition, and Academic Performance. In: Educ Psychol Rev.
  17. Türkiye Ulusal Hastalık Yükü ve Maliyet-Etkililik Raporu. (2004).
  18. U.S. Department of Health and Human Services (1999). Physical activity and health: a report of the Surgeon General. Atlanta, GA: U.S. Department of Health and Human Services, Centers for Disease Control and Prevention and Health Promotion.
  19. U.S. Department of Health and Human Services (2002). Physical activity fundamental to preventing disease. U.S. Department of Health and Human Services.
  20. Wilkins, J.B., Graham, G., Parker, S., Westfall, S., Fraser, R. And Tembo, M. (2003). Time in the arts and physical education and school achievement. Journal of Curriculum Studies. 35: 721-734.

 

Prof Dr. Gıyasettin Demirhan                  Doç. Dr. M. Levent İnce

Hacettepe Üniversitesi                          Ortadoğu Teknik Üniversitesi

Spor Bilimleri ve Teknolojisi YO               Eğitim Fakültesi Beden Eğitimi ve Spor Böl.

Beytepe, Ankara                                      ODTÜ, Ankara